Cankurtaran, bu artışın gerçek bir iyileştirme olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz yıl öğrenciler için çok zordu. İktidarın reva gördüğü 3 bin TL KYK bursu ile ayın sonu gelmiyordu, üniversiteliler geçinemiyordu. 2026 yılı bursu ise günlük 133 TL. Bu artış artış değil, sadakadır.”
“KYK bursu cep harçlığı değildir”
KYK burslarının öğrencilerin barınma, eğitim ve ulaşım giderlerini karşılamak zorunda olduğunu vurgulayan Cankurtaran, günlük 133 TL ile bir öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığını dile getirdi.
“Günlük 133 TL ile bir öğrenci ne yiyebilir, ne içebilir, ne kitap alabilir, ne de sağlıklı bir eğitim hayatı sürdürebilir? Bu rakam, gençleri yoksullaştırıyor, işçileştiriyor ve geleceksizliğe mahkûm ediyor.”
Açıklamasında mevcut sistemi eleştiren Cankurtaran, burs politikalarının adaletsizliğine dikkat çekerek, “Bakan çocuğuna ayrı, milletin evladına ayrı işleyen bir düzen var. Bu kara düzene katlanmak zorunda değiliz” dedi.
Üniversite öğrencilerine çağrıda bulunan Cankurtaran, gençleri dayanışmaya ve mücadeleye davet ederek, umutlu, adil ve özgür bir gelecek için birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
“Eğitim haktır, ayrıcalık değildir”
Barınma krizi, artan kira fiyatları, ulaşım ve beslenme giderleri karşısında açıklanan burs miktarlarının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını belirten Cankurtaran, gençlerin hayatta kalmaya değil okumaya ve üretmeye odaklanmak istediğini söyledi.
Açıklama, “Eğitim bir ayrıcalık değil, haktır. KYK bursları insanca yaşam koşullarına uygun hale getirilmelidir” çağrısıyla sona erdi.