Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Ekonomi

Çanakkaleli Cahit İleri: "Arılar Olmazsa Tarımda Olmaz!"

✍️ Eren Derdes 📅 04 Mart 2026 12:25 👁️ 40 görüntüleme

Çanakkale’de uzun yıllardır arıcılık yapan emekli öğretmen Cahit İleri, Kaleninsesi’ne verdiği röportajda arıların yalnızca bal üreten canlılar olmadığını, soframızdaki meyveden sebzeye, etten süte kadar uzanan gıda zincirinin temel halkası olduğunu vurguladı

Bilinçsiz ve yanlış saatlerde yapılan zirai ilaçlamanın arı ölümlerine yol açtığını belirten İleri, “Arıyı kaybetmek sadece balı değil, tarımsal üretimin geleceğini de kaybetmektir” diyerek üreticilere ve yetkililere önemli çağrılarda bulundu.

Arıların tarıma katkısının çoğu zaman göz ardı edildiğini ifade eden İleri, bir arının sahibine sağladığı ekonomik faydanın katbekat fazlasını çiftçiye sağladığını söyledi. Arıların yok olması halinde gıda üretiminin ciddi risk altına gireceğini hatırlatan İleri, “Arı olmazsa tarım da olmaz” dedi

Çanakkale’de uzun yıllardır arıcılıkla uğraşan emekli öğretmen Cahit İleri, tamamen doğal yöntemlerle ürettiği ballarla Çanakkale’nin sevilen esnaflarından biri. Kaleninsesi olarak yaptığımız röportajda; balın, doğal bir antibiyotik olduğunu dile getiren İleri, tarımdaki yanlış saatlerde yapılan bilinçsiz ilaçlamanın arıların ölümüne yol açtığını ve kovanlardaki bal üretimini sekteye uğrattığını aktararak önemli uyarılarda bulundu. İleri tarafımıza yaptığı açıklamada; “Arılar sadece bal üretmiyor; soframızdaki meyveden ete, sütten sebzeye kadar gıda zincirinin görünmeyen kahramanı olarak tarımın sürdürülebilirliğini sağlıyor,” dedi.

“Arılar Doğanın Mühendisleri ve İşçileridir”

Arıların yalnızca bal üreten canlılar olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu ifade eden İleri, “Arılar doğanın mühendisleri ve işçileridir. Yediğimiz ette de içtiğimiz sütte de arının payı var” dedi. Arıların temel görevinin bal üretmekten çok polinasyon, yani çiçeklerin döllenmesini sağlamak olduğuna dikkat çeken İleri, meyve tutumunun arı olmadan mümkün olmadığını vurguladı. Çiçeklenme döneminde arıların yaptığı tozlaşma sayesinde meyve oluştuğunu belirten İleri, şu ifadeleri kullandı:

“Çiftçi toprağı sürer, budar, gübreler, sular, ilaçlar. Ancak arı çiçeğe gitmezse o ağaçtan ürün alamaz. Yapılan tüm masraflar boşa gider. Sonucu bağlayan arıdır,” diyerek doğanın ücretsiz işçilerine sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

Arı olmazsa Tarım da olmaz!

Arıların tarıma katkısının çoğu zaman göz ardı edildiğini dile getiren İleri, bir arının sahibine sağladığı ekonomik faydanın katbekat fazlasını çiftçiye sağladığını söyledi.

“Arı bal, polen, propolis üretimiyle sahibine bir kat fayda sağlıyorsa; çiftçiye tozlaşma yoluyla en az yirmi kat fayda sağlar” diyen İleri, özellikle kiraz, şeftali, kayısı, elma, badem, üzüm, armut ve sebze üretiminde arının vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

Arıların yok olması halinde gıda üretiminin ciddi risk altına gireceğini hatırlatan İleri, açıklamasında; “Einstein'ın özellikle arılar ölürse dört yılda bütün gıdalar, gıda üretimi durur, diye söylediği şey bu. Çünkü koordinasyon olmazsa meyve tutumu olmaz. Meyve tutmayınca dolayısıyla yiyecek, kendiliğinden ortadan yok olacak. Hatta yapılan bir araştırmada çiftçinin cebindeki 100 TL’nin 30 lirası arıya ait. Hiç masraf etmeden, mazot yakmadan, ilaç atmadan, herhangi bir işçilik ödemeden Sadece koordinasyonun yaptığı, tozlaşmayla yaptığı, çiftçinin cebine 100 liranın 30 lirasına koyuyor. Çiftçi bunun farkında değil. Cebine parayı koydu, hayvan öldürdü. Bunun mantıklı açıklaması yok,” ifadeleri dikkat çekti.

Yanlış Saatte İlaçlama Arı Katliamına Yol Açıyor

Arı ölümlerinin en önemli nedeninin, gündüz ve çiçeklenme döneminde yapılan zirai ilaçlama olduğunu belirten İleri, kanunen çiftçilerin ilaçlama öncesinde muhtarlık ve Tarım Müdürlükleri aracılığıyla arıcıları bilgilendirmesi gerektiğini ancak bunun çoğu zaman uygulanmadığını söyledi.

“Arı çiçekteyken atılan ilaç, hem arıyı öldürüyor hem de çiftçinin kendi kazancını düşürüyor. Çiftçi aslında kendi ayağına kurşun sıkıyor” diyen İleri, özellikle pestisit kullanımında zamanlamanın hayati olduğunu vurguladı. Çiftçiler ilaçlama öncesi tarım müdürlüklerini bilgilendirmeli, buradaki idareciler de arıcıları bilgilendirmeli hatta bu uygulanmazsa Tarım müdürlüğü tarafından da cezai yönetimler uygulanmalı ama maalesef bu uygulamalar yapılmıyor,” dedi.

“Arılar akşam kovana çekilir, ilaçlama o zaman yapılmalı!”

Arıların akşam saatlerinde kovana çekildiğini belirten İleri, çözümü şöyle özetledi:

“Çiftçi ilaç atmasın demiyoruz. Ama arı kovana girdikten sonra, akşam saatlerinde atsın. Böylece hem haşereyle mücadele eder hem arıyı korur. Akşam saatleri haşerenin de dışarıya çıktığı, ilaçlamanın tam objektif ve güzel yapıldığı bir dönem. O saatlerde yapılan ilaçlama, sonunda sonuç alıyorsun. Haşereye karşı da mücadele ediyorsun, Arı kovana çekilmiş oluyor, bir şekilde arıya zarar vermeden işini yapmış oluyorsun.

Bu tam anlamıyla bir kazan-kazan yöntemidir.”

Kovanlarda Sessiz Çöküş

Yanlış ilaçlamanın sadece tarladaki arıyı değil, kovan içindeki dengeyi de bozduğunu söyleyen İleri, geri dönemeyen işçi arıların ardından kovanda yavru bakımı yapılamadığını ve koloninin zayıfladığını anlattı.

“Bir kovan 10 çerçeveden 4 çerçeveye düşebiliyor. Bu ciddi bir ekonomik kayıp. Arıcı bütün yıl emek veriyor, ama bir bilinçsiz ilaçlama her şeyi bitirebiliyor” dedi.

Avrupa Modeli: Arıya Değer Veren Kazanıyor

Avrupa’da birçok üreticinin bahçelerine kovan koydurmak için arıcılara ödeme yaptığını belirten İleri, Türkiye’de ise arıcıların çoğu zaman hiçbir ücret talep etmediğini, buna rağmen arıların korunamadığını ifade etti.

“Ortalama 60–80 Euro kovan başı ödeme yapılıyor. Çünkü arının meyve tutumundaki katkısını biliyorlar. Bizde ise para istenmediği halde arı gündüz ilaçlamayla öldürülüyor” dedi.

Tarım Müdürlükleri Çiftçileri eğitmeli

Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerinin dönemsel bilgilendirme mesajları ve afiş çalışmaları yaptığını belirten İleri, ancak bunun yeterli olmadığını şu sözlerle aktardı:

“Mesaj atılıyor ama sahada caydırıcı bir uygulama yok. Arı ölümlerinin tespit edilip zararların karşılanması gerekiyor. Mesela 30 kovanda arı ölümü demek; 150 bin TL zarar demek. Benim bu zararım için; Bu 150 bin TL’yi ilaç atandan tahsis edilmesi lazım. Dolayısıyla ilaç atan bir çiftçi o cezayı ödediği zaman bir daha yapmaz böyle bir şey. Cezai yaptırım uygulanırsa kimse gündüz ilaç atmaya cesaret edemez” diyen İleri, denetim mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocukken arıyı görünce öldürmemiz öğretilmiş”

Arıya bakış açısının değişmesi gerektiğini söyleyen İleri, toplumda arının hâlâ tehdit unsuru gibi algılandığını ifade etti.

“Çocukken arıyı görünce öldürmemiz öğretilmiş. Oysa arı bizim en büyük yardımcımız. Çiftçi meyvesini düşünüyorsa arıyı korumalı. Çünkü arıyı öldürmek, kendi kazancını yok etmektir. Bu yüzden daha çocukken arıların doğanın önemli bir parçası olduğu öğretilmeli” dedi.

Bahar geliyor, ilaçlama dönemine şimdiden müdahale edilmeli!

Havaların ısınmasıyla birlikte ilaçlama döneminin başlayacağını hatırlatan İleri, her yıl aynı tabloyla karşılaşmak istemediklerini belirtti.

“Arılar öldükten sonra haber yapmak çözüm değil. Önemli olan ölmeden önlem almak” diyen İleri, üreticilere şu çağrıda bulundu: Arıyı öldürmeyen ilaçlar tercih edilmeli. Çiçeklenme döneminde gündüz ilaçlama yapılmamalı. İlaçlama arıların kovana çekildiği akşam saatlerinde gerçekleştirilmeli. Tarım müdürlükleri sahada daha etkin denetim yapmalı.

Çanakkale’de arıcılığın bilinçsiz ilaçlamaya kurban gitmemesi için hem üreticiler hem de kamu otoriteleri somut adımlar atmak zorunda. Çünkü arı yalnızca bal üretmez; tarımsal verimin, gıda sürekliliğinin ve ülke ekonomisinin temel taşıdır.

İlgili Haberler

Çanakkale’de Kırsalda Bereket Projesi üreticilere güç katıyor
30.08.2026
Çanakkale’de doğal gaz arama çalışması: Gelibolu’ya yeni sondaj kuyusu açılacak
30.08.2026
Çanakkale’de ev almak isteyenleri ilgilendiriyor: Temmuz rakamları açıklandı
13.08.2026
Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci'den "Ek Zam" Çağrısı
13.08.2026
Çanakkale’de temmuz ayında 1.015 konut satıldı
13.08.2026
Çanakkale kişi başına ihracatta 314 dolarda kaldı
13.08.2026
Turgay Kılıç ve Heyeti Çan ve Yenice ziyaretinde
13.08.2026
Biga'da Salça Kazanları Kaynıyor, Üretici Hesap Yapıyor
13.08.2026
Bakan Ersoy hizmet sektörü temsilcilerini kabul etti
13.08.2026
Kuzey Ege Zeytinyağı Lisanslı Depoculuk Projesi için imzalar atıldı
12.08.2026
Kocadere’de dalından sofraya şeftali yolculuğu başladı!
12.08.2026
Çanakkale Havalimanı'nı temmuz ayında 9 bin 952 yolcu tercih etti.
12.08.2026
Turgay Kılıç açıkladı: ÇTSO üyeliğini kazandıran iş ağına dönüştürecek proje
11.08.2026
Troya Festivali’nde El Emeği Ürünler Halk Bahçesi’nde Görücüye Çıktı
11.08.2026
Kaz Dağları’nın lezzeti Bayramiç Beyazı’nda 10 bin tonluk rekolte beklentisi!
11.08.2026
“Yörük Eliyle, Yörük Gönlüyle” 18 Mart Camii'nde çocukları sevindirdi
10.08.2026