Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı huzurevinde görevli olan Murat Tecimen, maraton sporuyla uğraşıyor. Aynı zamanda Çanakkale Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübünün lisanslı sporcusu olan Tecimen bunun yanı sıra profesyonel olarak bisiklet sürücüsü. Aslen Denizlili olan ve 2012 yılından beri Çanakkale’de yaşayan Murat Tecimen’in hayatında spor her daim vardı. Vatan sevgisi ile hobi olarak yaptığı sporu birleştiren Tecimen anlamlı bir bisiklet sürüşü gerçekleştirdi. 7 Mayıs’ta 57. Alay Şehitliğinden aldığı toprak ve Türk bayrağı ile yola çıkan Tecimen, 17 gün boyunca şehitler için pedal çevirdi. Yaklaşık 2 bin km sürüş gerçekleştiren Murat Tecimen bu yolculuğunda pek çok şehit ailesini ziyaret ederek dualarını aldı. Kendisi de bir şehit yakını olan Tecimen, “Ben; devlet, millet konularında hassasım” diyerek kendisini ifade etti.
7 Mayıs’ta Çanakkale’den başlayan ve 19 Mayıs’ta Samsun’da sona eren bisiklet sürüşünüze ne zaman karar verdiniz? O süreci anlatır mısınız?
19 Mayıs milli mücadele rotası başta Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprağa şehit düşmüş tüm askerlerimiz için 2 bin kilometre Saygı ve Vefa Bisiklet Sürüşü projesi hazırladım. Projemi Çanakkale Valiliğine ve Gençlik Spor İl Müdürlüğümüze sundum. İçinde Batum da olduğu için uluslararası büyük bir proje. Bunu Türkiye Bisiklet Federasyonu’na gönderdiler. Federasyon tarafından da onaylandıktan sonra devletimizin de desteği ile bu projeye Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözünün yazıldığı Şehitler Diyarı Çanakkale’de 7 Mayıs günü bisikletim ile pedalladım. Bursa Eskişehir üzerinden ilk etapta Ankara’ya Ata’mızın huzuruna çıktım. Ardından Muhsin Yazıcıoğlu’nun mezarını ziyaret ettim. O gün orada İçişleri Bakan Yardımcımız Bülent Turan bizleri misafir etti. Daha sonra Kırıkkale, Çorum devam etti. Çorum’da İstiklal ve Çorum şehitliğini ziyaret ettim. Çorum’un Osmancık ilçesinde hain teröristler tarafından şehit edilen 22 yaşındaki Aybüke Yalçın öğretmenin mezarına gittim. Oradan Amasya’ya geçip Milli Mücadele Müzesini ziyaret ettim. Havza, Merzifon üzerinden 19 Mayıs günü Çanakkale’den almış olduğum şehit toprağını ve şanlı Türk bayrağımızı Samsun Valisi Orhan Tavlı’ya teslim ettim.
15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül’ün mezarına da annesi ile birlikte gittiniz. Neler konuştunuz anlatır mısınız?
Evet ,Ayşe Bülbül ile birlikte Eren Bülbül kardeşimizi mezarını ziyaret ettik. Annemizin ellerini öptük, dualarımızı sunduk. İçişleri Bakan Yardımcımız Bülent Turan’ı görüntülü aradım. Sağ olsun yoğun programı içinde bize zaman ayırdı. Annesi ile görüştürdüm. Memnun oldu.
Anne Ayşe Bülbül Çanakkale’den geldiğinizi öğrenince neler söyledi?
Çanakkale’ye çok selamı var. Çok değerli bir annemiz ben gurur duydum. Oğlunun nasıl şehit olduğunu o an anlattı. Duygu dolu anlar yaşadık. Çok detay anlatmak istemiyorum. Tüylerim diken diken oldu. Ayşe Hanım tam bir Osmanlı kadını. Bizim yapmış olduğumuz ziyaretten dolayı, özellikle bisikletim ile oraya kadar geldiğimi duyunca ayrı bir mutluluk yarattı. Dertleştik, sohbet ettik. Duasını alarak devam ettim.
Batum’da bir Türk okuluna ziyaretiniz gerçekleşti bir de…
Evet, daha sonra Batum’a geçtim. Batum’da başkonsolos bizi misafir etti. Orada da güvenliğimizi sağladılar. Türk okulunda bizimle çok ilgilendiler. Öğrencilerin bizi gördükten sonra gözlerindeki ışıktan mutlu olduklarını anladım. O heyecanı görünce benim bütün yorgunluğum gitti. Oradaki öğrenci arkadaşlarımızı da Çanakkale’ye davet ettim. Çok şükür projemizi kazasız belasız atlattık. Ayrıca ondan dolayı gururlu ve mutluyum.
Bu uzun yolculuğa bedeninizi ve zihninizi nasıl hazırladınız?
Ben her gün işime bisiklet ile gidip geliyorum. Arabam ve motorum da var aynı zamanda. Hatta işe giderken yolu uzatarak çevre yolundan gidiyorum. Soğukmuş sıcakmış benim için önemli değil. Koşarak gidip geliyorum. Biga arası devamlı antrenman yaptım. Sabah gittim akşam geldim. 2 gün dinlendim devam ettim. Günlük 200 kilometre yaptım. Buna beyin olarak da hazırlanmak çok önemli. Bunu yolculuğu 6 ay öncesinden planlamıştım. 6 ay boyunca günlük sporu yapıyorum ama o 6 ayda uykuma yememe içmeme çok dikkat ediyorum. Biliyordum zor olacağını. Bacakları geçtim sıcakta o koltuğun üzerinde oturmak kolay değil. Özel kremler kullandım. Her gittiğimiz yerde duşumuzu aldık.
Konaklama işini nasıl yaptınız? Nerelerde dinlendiniz?
Türkiye Bisiklet Federasyonunun ayarlamış olduğu Kredi Yurtlar Kurumunda, Gençlik Spor İl Müdürlüklerinde kaldık. İçişleri Bakanlığımıza, Dış İşleri Bakanlığımıza bu projeye destek veren herkese çok teşekkür ediyoruz. Batum’a kadar polis eşliğinde gittik. Bize eşlik ettiler. Bu bize biraz daha rahat yolculuk yapma şansı verdi. Kendimi daha rahat ve güvende hissettim. Yedek profesyonel bisikletim de vardı. Mesela jant koptu jantı değiştirmek zorunda kaldık.
Sürüşe başladığınızda ne kadar durmaksızın devam edebiliyorsunuz? ‘Burada yoruldum dinleneyim’ mi diyorsunuz?
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü benim istediğim yerlerde konaklamaları ayarladı. 200 kilometre yaptım, 165, 155 km yaptım. İlk günler 200 kilometre yapıyordum hep. Ankara’dan sonrasına 100 kilometreye düşürdüm. İlk 1 hafta yaptığım 150, 180, 200 kilometreyi 10’uncu günün sonunda yapamıyorsun.
BİLİNÇLİ OLARAK SÜRÜŞÜ 17 GÜNDE TAMAMLADIM
Enerjimi ben 17 günde tamamladım. Çanakkale’den almış olduğum emanetleri 19 Mayıs törenlerinde teslim etmem gerekiyor. 20’sinde gitsem olmaz. 18’inde gitsem olmaz. Kalacak yerlerim de o tarihlere ayarlandı. Günlük yapacağım kilometreyi ayarlıyorum. Mesela 200 kilometre yapacağım zaman sabah 05:30-06.00 gibi çıkıyorum evden. 200 kilometreyi sabah 6 akşam 8 arası gidiyorum. Daha da kısaltabilirim ama ertesi gün zorlanırdım.
KURU FASULYE PİLAV İLE OLACAK BİR SPOR DEĞİL
Karnınızı nasıl doyurdunuz?
Açıkçası kuru fasulye pilav ile yapılacak bir spor değil. Özel bisiklet üzerinde beslenmemiz gereken vitamin ve minerallerimiz var. Yemekten ziyade kan bacaklara yüklendiği zaman beyin kendini direkt kapatıyor. Bayılabiliyorsunuz ve normal içtiğiniz sudan kaybettiğiniz sıvıyı alamıyorsunuz. O yüzden sıvı kaybını önlemek için özel tablet ve jeller kullandım. Onlar sayesinde gidiyoruz.
‘O RAMPAYI ÇIKAMAZ’ DEMİŞLER
Neler yaşadınız yolculuk esnasında bir anınızı anlatır mısınız?
Bursa ile Eskişehir arasında geçişte iki tane rampa var. Çok uzun ve zorlu bir rampa. Beni takip eden kadın ve erkek polisler vardı. Onlarla hatıra fotoğrafı çektirdik. Onlar da aralarında konuşmuşlar.’ Bu çocuk o kadar yoldan geliyor. Bu rampadan haberi yok. Burayı çıkamaz o’ diye. Ben rampayı tamamladıktan sonra beni takdir ettiler. 17 gün sonra yine Samsun üzerinden geliyoruz trafik kontrolünde o polisler vardı. Bizi gördüler, sohbet ettik, projemizi tamamladığımızı bahsettik. Karşılaşmamız bizim için güzel bir anı oldu.
Çanakkale’ye dönünce çevrenizden tepkiler nasıldı?
Telefonlarımız susmadı. Çoğu arkadaş mesaj atmış. ‘Gururumuzsun’ dediler. Bu benim için Çanakkale’de olsun Türkiye’de olsun arkamdan gelecek nesillere önemli bir örnek olduğunu düşünüyorum. Özellikle Çanakkale’de bisiklet sporu olsun diğer sporlar olsun. Buna sadece fiziksel dayanıklılık sporu olarak bakılmamalı. Ben il il tarih tarih, şehitlik şehitlik pedal çevirdim. Ne için? Şehitlerimizi unutturmamak için. Milli duygulara vurgu yaparak. Bu yönden de bakılmasını istedim.
Teşekkür ederiz.
Kaynak: haber merkezi