Ezine, Biga, Yenice, Bayramiç ve Lapseki ilçelerinde gerçekleştirilen toplantılara; idareciler, üreticiler ve teknik personel yoğun katılım sağladı.
Toplantılarda, tarım sigortalarının önemi, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri ve devlet destekleri detaylı şekilde ele alındı. Yetkililer, Çanakkale’de sigortasız tarım alanı bırakmama hedefiyle çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Sigortalı Alan 650 Bin Dekara Yükseldi
Yapılan bilgilendirmelerde, Çanakkale’de tarım sigortalarına olan ilginin son yıllarda önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi. Buna göre;
2006 yılında yalnızca 4 bin dekar olan sigortalı tarım alanı, 2025 yılı itibarıyla 650 bin dekara ulaştı. Poliçe sayısı ise 397’den 79 binin üzerine çıktı.
Hayvancılık alanında da önemli bir güvence sağlandığı belirtilirken, il genelinde 134 bin büyükbaş ve 442 bin küçükbaş hayvanın sigorta kapsamına alındığı ifade edildi.
“İklim Değişikliği Bir Gerçek, Riskler Olağan Hale Geldi”
Toplantılarda yapılan değerlendirmelerde, iklim değişikliğinin artık bir ihtimal değil, doğrudan yaşanan bir gerçek olduğu vurgulandı. Kuraklık, don, sel ve fırtına gibi afetlerin tarımsal üretimde olağan riskler haline geldiğine dikkat çekilerek, tarım sigortasının bir tercih değil, emeği ve geleceği koruyan zorunlu bir güvence olduğu ifade edildi.
Devlet Desteği Üreticinin Yanında
Tarım sigortalarında devlet desteğinin altı çizilirken, poliçe primlerinin yüzde 50 ila yüzde 70’inin devlet tarafından karşılandığı hatırlatıldı.
2025 yılında yaşanan don felaketinin ardından, Çanakkale genelinde sigortası bulunan 607 çiftçiye toplam 65 milyon 147 bin TL ödeme yapıldığı ve üreticilerin mağduriyetinin giderildiği belirtildi.
2026 Hedefi: Yüzde 50’nin Üzerine Çıkmak
Yetkililer, 2026 yılı hedefinin sigortalı tarım alanı oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarmak, nihai olarak ise yüzde 100’e ulaşmak olduğunu açıkladı. Tarım sigortasının, zorlu doğa koşulları karşısında üreticinin en önemli güvencesi olduğuna dikkat çekildi.
Toplantılar, “Hazırlıklı olalım, emeğimizi riske atmayalım” çağrısıyla sona erdi