Çanakkale’de 17-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 23’üncü Ahilik Haftası için Cumhuriyet Meydanı’nda tören gerçekleştirildi. Törene, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan siyasi parti temsilcileri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı. Tören’de konuşma yapan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan;’’Ahilik’in somut karşılığı Çanakkale Ruhu’dur’’dedi. Turan;
‘’Ahilik’in özeti, geneli kardeşlik demektir. Çünkü batı kültüründe, medeniyetinde rekabet her şeydir, para her şeydir ama bizim bu topraklardaki kültürümüzde rekabetten öte değerlerimiz vardır, esnaf ahlakımız vardır. Yan komşusu siftah yapmadığı için üzülen ikinci müşteriyi yana gönderen insanların topraklarıdır buralar. Bu teşkilatların en büyük kıymeti de bu tarz değerlerin kalıcı olması için çalışmaya devam etmesi. Dün ahilik, kardeşlik anlamında bu teşkilat vardı. Bugün esnaf odası var, kefalet grupları var, diğer odalarımız var, sonuçta mesleki birlikteliğimiz var. Ne kadar bu örgütler devam ederse, ne kadar kalıcı olmaya devam ederse, bu topraklardaki kardeşliğimiz, başarımız, egemenliğimiz, yürüyüşümüz o kadar güçlü olur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk şu karşı meydanlarda, topraklarda muasır medeniyetler derken bu ekibe güveniyordu. Muasır medeniyet derken, dünyaya bir vizyon koyarken bu topraklardaki insanlara güveniyordu. O yüzden Ahilik Teşkilatı’nın en çok yakışacağı yer Çanakkale’dir. Çanakkale Ruhu; Ahilik Ruhu’ndan başka bir şey değildir. Kardeşliğin inşa edildiği o teşkilatların somut yansıması, Çanakkale Ruhu’dur. Hepinizin bildiği gibi Ahilik’in somut karşılığı ifadesi tüm teşkilat kitaplarında geçer ki, Bir; elini açık tut, İki; sofranı açık tut, Üç; kapını açık tut. Esnafımızı bundan daha kıymetli kılan başka bir özellik var mı? Bir diğer tersten üç ifade de; gözünü bağla, dilini bağla, elini bağla der, Ahilik’in üstadları, öncüleri. Biz geçmişe takılıp sadece eski hatalarımızı konuşmak durumunda kalmamalıyız. Ahilik’in o ruhunun bugünde olması lazım. Türkiye’de dünyada da ahilik kuşatıcılığıyla tüm esnafımız beraber hareket ederse bu topraklardaki ekonomik sıkıntılarda çabuk geçer, yeni nesillere verilecek olan imkanlarda artar, bu önümüze konan vizyon her zamankinden daha keyifli hale gelmeye başlar. Değerli Çanakkaleliler, ahilik güncellenmesi gereken bir müessese, dün Ahilik’in karşılığı nasıl saygın maddelerse, bugünde bizim esnaf odalarımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın ahilikten kaynaklı boş kalan yer varsa onları doldurmak görevi olması lazım. Modern ahilere ihtiyacımız var, modern ahilik anlayışına ihtiyacımız var. Biz zamanın bize dayattığı parametrelere teslim olamamamız lazım. Bizim topraklarımızın değeri bunlara yeter, bizim kendi medeniyetimizin kıymeti bunlara yeter diye düşünüyorum. Bakınız değerli başkan, değerli arkadaşlar Ahilik Haftası dediğim gibi en özel haftalardan bir tanesi, çünkü biz siyasi insanlarız bu toplumun önünde yürüyen insanlarız eğer esnaf mutluysa herkes mutludur. Esnaf huzurluysa herkes huzurlu. Dönemsel, konjenktürel illa ki çalkalanmalar olur, büyümede azalmalar olur, artma olur ama 81 milyonun kardeşliği parti gözetmeden, siyasi ideoloji kavgasını bir yere bırakarak yeri geldiğinde aynı masa etrafında oturmak en büyük kıymetimiz olması lazım. Çanakkale’yi kısır polemiklere, ufak hesaplara asla heba etmememiz lazım. Türkiye eğer bir kitap olsa, bu kitabın ilk sayfası mutlaka Çanakkale olur. O yüzden bu kitabın ilk sayfasını harcama, yırtma, yıpratma hakkımız ve lüksümüz yok. Seçimler bitti, önümüze bakıyoruz, 5 sene bu topraklar nasıl kalkınır, buranın idarecileri, yöneticilere nasıl birlikte iş yapar, bunu aramak durumundayız. Esnafımızın beklentileri var. Önce şu ara başlığı söyleyeyim Çanakkale’deki esnaf toplantıları en keyif aldığım toplantılardan bir tanesidir. Her toplantı da notlarımızı aldık, çözdüğümüz var, çözemediğimiz var ama esnafa yapılan yardımlarla ilgili örneğin, sıfır faizli kredi, araç alımı, bina alımı kredileri, basit usülde verginin az olanlarının indirimi, sürekli kendisinin borcunu, primini ödeyenlerin indirimi gibi birçok esnafa yapılan adım bu toplantılardan çıkan taleplerin karşılanmasıdır. Esnafımız söyledi biz Ankara’ya taşıdık. Esnafımız iletti, biz muhataplara ilettik ve hamdolsun büyük sonuç aldık. Bir daha diyorum esnaf mutluysa herkes mutlu olur. Biz bunun bilincindeyiz. Fakat özellikle son dönemde dövizden kaynaklı artışın konjenktürel olduğunu geçmek zorunda olduğunu ifade etmek istiyorum. Döviz tabii ki ekonomik bir problemdir ancak ekonomik büyümenin tek göstergesi döviz karşısında Türk parasının değeri değildir. İhracat, üretim, istihdam, yatırım hepsi beraber bir kıymeti ifade eder. Dünyanın hangi akıllı adamı sosyal medyadan bir başka ülkenin ekonomisine müdahale eder. Eğer başka hesap olmasa, başka iddia olmasa böyle bir anlayış olabilir mi? Türkiye Devleti hangi yeni yanlışı yaptı da döviz arttı. Bana söyleyebilir misiniz? Efendim ihracat azaldı mı? Azalmadı. Cari açık çokmuş, dünde çoktu, üstelik bugün azalmaya başladı. Yeni bir şey yok. Yeni bir problem yok ama farklı hesaplarla Türkiye’ye ayar vermeye çalışanlar bilsin ki Çanakkale meydanından sesleniyoruz; Egemenlik; kayıtsız, şartsız milletindir! Hiç kimsenin bize sosyal medyadan başka hesaplarla ayar verme hakkı ve haddi yoktur. Bunlar geçecek, bir zamanlar dünyada ekonomik kriz olduğunda ‘teğet geçecek’ dedik. Dalga geçtiler. Bugün dünyada kriz yok. Türkiye’ye bir dayatma var. İddia ediyorum, kaptan sağlam, bu da geçecek. Yatırımcı, yatırımlara ara vermesin. Bankacı lütfen esnafın yanında olsun. Biz zaten esnafımızın yanındayız. Üretmeye, çalışmaya devam ediyoruz. Çanakkale de büyüyor, Türkiye de büyüyor" şeklinde konuştu.
Caner Küpeli