← Ana Sayfa
Sağlık

Burun tıkanıklığı nasıl olur?

✍️ Haber Merkezi 📅 26 Ekim 2017 20:09 👁️ 4 görüntüleme

Burun tıkanıklığı nedenleri nelerdir? Burun tıkanıklığı tedavisi nasıldır? Burun tıkanıklığına çözüm nedir?

Nefes demek hayat demektir ancak burnunuz tıkalıysa nefes almak işkenceye dönüşebilir. Hava sıcaklıklarının düşmeye başlaması ile birlikte burun tıkanıklığı ve buna eşlik eden şikayetlerde de artış gözlemleniyor. Soğuyan havaların dışında, sık rastlanılan burun tıkanıklığı şikayetinin nedenleri arasında burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler; burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit gibi faktörler bulunuyor.

Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, havaların soğumaya başladığı bu dönemde artan burun tıkanıklığı sorunu ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.

Burun tıkanıklığı sıklıkla görülen ve hayat kalitesini ciddi oranda etkileyen bir durumdur. Vücut normal şartlar altında burundan nefes almaya göre planlanmıştır. Burun herhangi bir nedenle tıkandığı zaman vücut bu durumu ağız solunumu ile dengelemeye çalışır. Ağız solunumu alt solunum yolları için çok istenen bir solunum şekli değildir. Burun tıkanıklığı burun yapılarında görülen anatomik problemlere veya burun içindeki dokularda şişliğe yol açacak iltihaplara bağlı oluşabilmektedir.

Burun tıkanıklığının nedenleri nelerdir?

Burun orta bölmesi yani nazal septum burnu ortadan ikiye ayırmaktadır ve ön kısmı kıkırdak arka kısmı ise kemikten oluşmaktadır. Burun orta bölmesinde eğrilik oranı çok yüksek oranda gözlenmektedir, ancak bu eğrilik her insanda burun tıkanıklığına neden olmayabilir.

Burun içinde bu bölmenin her iki tarafında aldığımız havayı ısıtan ve nemlendiren ve burun içi konka olarak adlandırılan yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar burun eğriliğine bağlı olarak büyüyebileceği gibi burun orta bölmesinde eğrilik olmadan alerji, hava değişimi gibi nedenlerle büyümeye neden olabilir.

Kronik sinüzit zemininde gelişmiş polipler de burun tıkanıklığına neden olabilir.

Burun arka kısmında bulunan ve ergenlik sonrası dönemde sıklıkla etkisini kaybeden geniz eti çok büyüdüğü durumlarda burun tıkanıklığına neden olabilir.

Nadiren burun ve sinüs kaynaklı iyi veya kötü huylu tümörler de burun tıkanıklığına neden olabilir.

Burun tıkanıklığını önlemenin yolları nelerdir?

Alerjenlerden uzak durun,

Tuzlu sularla burun ve sinüslerinizi yıkayın,

Bulunduğunuz ortamı nemlendirin,

Burnunuzu uyku öncesi temizleyin,

Bol miktarda su için,

Sigaradan uzak durun,

Mevcut duruma göre doktor kontrolünde bazı ilaç ve spreyler kullanılabilir.

Burun tıkanıklığı nasıl tedavi edilir?

Burun tıkanıklığına yönelik cerrahi tedaviler:

Septoplasti: Eğer burun orta bölmesindeki eğrilik, burun tıkanıklığına neden oluyorsa bu yöntem önerilmektedir. Bu işlem sıklıkla burun içinden yapılmaktadır ancak eğrilik çok önde veya çok üstteyse açık teknik müdahaleler gerekebilir. Normal şartlarda burun orta bölmesi için yapılan müdahalelerde burun şeklinde bir değişiklik olmamaktadır. Bazen septoplasti ile beraber rinoplasti müdahaleri de yapılmaktadır. Bu müdahaleler genellikle estetik kaygılar için yapılsa da, bazen kıkırdaktaki eğriliği düzeltmek için kemikteki eğrilikleri düzeltmek gerektiğinden bu amaçla da bu iki müdahale beraber yapılabilmektedir. Ameliyat sonrası doktorun tercihine göre tampon konulabilir veya konulmayabilir. Tamponlar da teknoloji ile birlikte gelişmiş durumdadır, etraf dokulara yapışarak çıkartma işlemi sırasında hastalarda ciddi rahatsızlıklara neden olabilen tamponlar günümüzde artık kullanılmamaktadır.

Konka müdahaleleri: Burun içinde konkalar, aldığımız havayı ısıtıp nemlendirdikleri için normal sağlıklı nefes almanın bir parçasıdır. Bu yüzden bu yapılar çok büyüdüğünde bunların çıkarılması yerine küçültülmesi işlemleri uygulanmaktadır. Bu işlem için çok fazla çeşit uygulama mevcuttur. Bunlar arasında; radyofrekans ile küçültme, ultrasonik aspirasyon, mikrobrider ile küçültme gibi yöntemler sıklıkla uygulanmaktadır. Bu işlemlerdeki temel amaç, normal fonksiyonlarını yapan ancak en küçük boyutta olacak şekilde kalan konka yaratmaktadır. Bu müdahalelerin temel riski konka yapısında tekrar büyümelerin oluşabilmesidir. Bu müdahalelerin sonrasında genellikle tampon kullanılmamaktadır.

Endoskopik sinüs cerrahisi: Özellikle kronik sinüzit vakalarında kullanılmakta ve hayat kalitesini ciddi oranda artırmaktadır.

Adenoidektomi: Büyümüş geniz etlerinin alınması işlemidir. Bu durum sıklıkla çocuklarda gözlenmekle beraber bazen erişkinlerde de ortaya çıkabilmektedir. Geniz etinin alınması ağızdan damak yukarı kaldırılarak yapılmaktadır. Klasik kazıma yönteminin yanında plazma yöntemi de son zamanlarda sıklıkla kullanılmaktadır. Erişkinlerde gözlenen geniz eti bazen nazofarenks kanseri ile ilişkili olabileceğinden bu hastalarda mutlaka histopatolojik inceleme yapılmalıdır.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Coşkun Şanverdi konu hakkında bilgiler verdi.

Geceleri ağızdan nefes almak horlamaya neden olmaktadır, uykuda solunumun durması (uyku apnesi), uyku problemleri, yorgunluk, gün içerisinde uyuklama, konsantrasyon bozuklukları bunlardan sadece birkaçıdır. Op. Dr. Coşkun Şanverdi, “Burun tıkanıklığı sonucu ağızdan nefes alındığında dışarıdan gelen hava süzülmeden direk içerisindeki yabancı maddelerle birlikte akciğere gitmektedir. Bu hava soğuk olursa akciğerleri üşütür. Tozlu hava boğazı tahriş eder. Kuru hava ise akciğeri ve solunum yollarını kurutabilir” diye belirtiyor. Burun tıkanıklığı sonucunda ağızdan alınan nefes, dudakların kurumasına ve çatlamasına, dişetlerinde gerilmelere, dilde kuruluğa neden olur. Bunun sonucunda kronik faranjit ortaya çıkabilir. Burun tıkanıklığı tedavi edilmediği durumda zamanla bronşit ve akciğerlerde başka sorunlara yol açabilir.

Burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler, burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit hastalığı ameliyat ile düzeltilebilmekte ve hastaların korktuğu gibi tampon sorunu yaşanmamaktadır. Duruma göre ya tampon konulmamakta, ya da gerektiğinde, son yıllarda çokça üretilen özel, konforlu tamponlar kullanılmaktadır. Gelişen teknoloji ve geliştirilen yeni yöntemler ile hastaların konforu artmaktadır, bu yüzden hastaların şikayetlerini ciddiye alıp, tedaviden kaçmamalarında fayda vardır. Op. Dr. Coşkun Şanverdi, kronik sinüzit ameliyatlarının, endoskopik olarak veya balon yöntemiyle yapılabildiğini ve tedavi sonrasında hastaların çok çabuk toparlayıp rutin hayatlarına dönebileceklerini vurguluyor.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Kaymakam Kayabaşı’ndan hastane ziyareti!
13.08.2026
Erenoğlu’ndan ÇOMÜ Hastanesi Mesajı: “Daha İyi Olması İçin Çalışıyoruz”
10.08.2026
ÇOMÜ'lü akademisyenin Yerli üretim "BOTOKS Etkili" Kremi eczanelerde
09.08.2026
Ezine İlçe Sağlık Müdürlüğünden Köylerde KKKA ve Sıtma Bilgilendirme Seferberliği
08.08.2026
Eceabat Devlet Hastanesi’nden annelere önemli emzirme mesajı
08.08.2026
Yenice Devlet Hastanesinde Toplantı
08.08.2026
Çanakkale'de Dünya Emzirme Haftası'na farkındalık etkinliği
07.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
07.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi’nde farkındalık standı!
06.08.2026
Beyin tümörü ameliyatlarında ÇOMÜ imzası!
06.08.2026
ÇOMÜ Hastanesi'nde laparoskopik yöntemle başarılı ameliyat!
06.08.2026
Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın
06.08.2026
Çan Devlet Hastanesi'nde Dünya Emzirme Haftası İçin Farkındalık Standı Kuruldu
05.08.2026
Denizaltı değil, şifa kapsülü
05.08.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde ilaç güvenliği masaya yatırıldı
04.08.2026
Bozcaada Belediyesi'nden 65 yaş üstüne evde sağlık takibi
03.08.2026