Antik dönemlerden bu yana yaşam izleri taşıyan Bozcaada, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Arkeolojik bulgular, adada M.Ö. 3000’lere kadar uzanan bir yerleşim geçmişi olduğunu ortaya koyar. Pelasglar ile başlayan bu süreç; Fenikeliler, Atinalılar, Grekler, Persler, Bizanslılar, Cenevizliler, Venedikliler ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkimiyeti ile devam etmiştir.
Sessiz ve huzurlu atmosferiyle dinlendirici bir tatil arayanlar için ideal olan Bozcaada, aynı zamanda kültür turizmi açısından da oldukça zengindir. Tarihî ve kültürel miraslarıyla öne çıkan önemli noktalar arasında Bozcaada Kalesi, Meryem Ana Kilisesi, Bozcaada Müzesi, Polente Feneri, Köprülü Mehmet Paşa Camii ve Alaybey Camii yer alır. İşte Bozcaada’da görmeniz gereken tarihi yerler…
Bozcaada Kalesi
Bozcaada’nın simgelerinden biri olan bu ihtişamlı kale, adanın kuzeydoğusunda konumlanır. Büyük kaya kütleleri üzerine inşa edilen yapı, zamanında savunma amaçlı hendeklerle çevrelenmiştir. Merkeze oldukça yakın olduğu için yürüyerek ulaşmak mümkündür.
Tarihi boyunca birçok uygarlığın kullanımına giren kalenin kim tarafından inşa edildiği kesin olarak bilinmese de, 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde kapsamlı bir onarımdan geçmiştir. Venedik savaşlarında ağır hasar gören kale, II. Mehmet tarafından tekrar inşa ettirilmiş ve bugünkü haline kavuşmuştur.
Kalenin içinde geçmiş dönemlerden kalma iki cami, mezar taşları ve çeşitli arkeolojik eserler ziyaretçilere açıktır. Kaleyi haftanın altı günü (Pazartesi hariç) 09.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
Meryem Ana Kilisesi
Rum Mahallesi’nde yer alan bu zarif kilise, Bozcaada’nın ayakta kalan tek aktif kilisesidir. Venedikliler döneminde yapıldığı tahmin edilen kilisenin girişinde 1869 yılı dikkat çeker. Dört katlı çan kulesi 1980’lerde kaldırılmış olsa da, 2006’daki restorasyon sonrası tekrar eski görkemine kavuşmuştur.
Yaklaşık 24 metre yüksekliğe ulaşan kilise, günümüzde Rum Ortodoks topluluğu tarafından yalnızca Pazar günleri ayin için kullanılmaktadır. Diğer günlerde ziyaretçilere kapalı olsa da dışarıdan mimarisini incelemek mümkündür. Ziyaret için herhangi bir ücret alınmamaktadır.
Bozcaada Müzesi
Resmî adıyla Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkezi, adanın tarihine dair zengin bir arşiv sunar. Rum Mahallesi’nde, 130 yıllık bir binada hizmet veren müze; 6.000’i aşkın belge, fotoğraf ve eseriyle ziyaretçilerini Bozcaada’nın sosyal ve kültürel geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarır.
Müzenin amacı; adanın toplumsal ve doğal değerlerini tarihsel bir bakış açısıyla sergilemektir. Eğer Bozcaada’nın bilinmeyen yönlerini keşfetmek istiyorsanız bu müzeye uğramadan dönmemelisiniz.
Polente Feneri
Bozcaada’nın batısında, rüzgar gülleriyle çevrili muazzam bir noktada bulunan Polente Feneri, 1861 yılında inşa edilmiştir. Merkeze yaklaşık 7 kilometre uzaklıktadır ve özel araçla ulaşım sağlanmaktadır. Tepeye araçla çıkılamadığı için yaklaşık 2 kilometrelik kısa bir yürüyüş gerektirir.
32 metre yüksekliğindeki fenerin ışığı, yaklaşık 25 kilometre uzaklıktan görülebilir. Özellikle gün batımında sunduğu manzara ile adeta bir kartpostal karesini andıran bu nokta, fotoğraf meraklıları için ideal.
Köprülü Mehmet Paşa Camii
Bozcaada merkezindeki Çınar Çeşme Sokak’ta yer alan cami, mimarisi ve tarihi geçmişiyle dikkat çeker. Venedikliler döneminde tahrip olan yapı, 1655 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın emriyle yeniden inşa edilmiş ve onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Yerel halk tarafından “Yalı Camii” olarak da bilinir.
Cami, kareye yakın planı ve kırma çatısıyla sade ama etkileyici bir mimariye sahiptir. Günümüzde ibadete açık olan bu camiyi haftanın herhangi bir günü ziyaret edebilirsiniz.
Alaybey Camii
Merkeze yürüme mesafesinde bulunan bu cami, yapım yılı bilinmemekle birlikte tarihî dokusunu koruyan bir ibadethanedir. Kırmızı kesme taş kullanılarak inşa edilen caminin avlusunda 14 mezar bulunur. Bunlardan biri, Osmanlı döneminde sadrazamlık yapmış Halil Hamit Paşa’ya aittir. Günümüzde aktif olarak kullanılan camiye giriş ücretsizdir ve hafta içi her gün ziyaret edilebilir.