Çanakkale boğazının en dar ikinci yerinde, Uluflu Tepe eteklerinde, Akbaş şehitliği’nin batısında yer alır. Çanakkale Kaleleri Kültürel değerlerimizi daha da çok yükselten yapılardır. Turistik açıdan tarihi yapılarımız tarihimizde de bilinmekrtedir.
Boğazı gören dik bir yamaç üzerine inşa edilmiştir. Kaleden geriye sadece harap durumda sur duvarları günümüze ulaşabilmiştir. Harap durumda olan kalenin planı hakkında pek bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak tepelere yapılan diğer kaleler gibi topografya uygun bir şekilde biçimlendiği söylenebilir.
Geometrik, Arkaik, Pers, Klasik, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşilmiş olduğunu gösteren buluntular mevcuttur.(yaklaşık M.Ö.1000’den M.S.1400’lere dek) İ.Ö. yaklaşık 550’den IV.yüzyılın ortasına dek Sestos’un tahıl yükleme işlerinde önemli bir nokta olduğu ifade edilir.
Tahıl yükleme çalışmalarının Sestos limanının kontrolünden alınmasına karşı, Atina, Pers ve Sparta aleyhine hak iddialarını başarıyla savunmuş ve kontrolü elinde tutmuştur. Sestos göreceli olarak Helenistik ve Roma dönemlerinde önemsizleşiyorken, daha sonra I.Justinianus, Sestos’u yeniden kuvvetlendirmiştir. Tarih boyunca çeşitli kültürlere ev sahipliği yapan Çanakkale kenti ve boğazı, jeopolitik önemini sürekli korumuştur. Çanakkale Boğazı Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçtiğinde, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1463’te boğazın en dar yerinde karşılıklı olarak iki kale yaptırılmıştır.
Bunlar Kilid-ül Bahr(denizin kilidi) ve Kale-i Sultaniye’dir. Fatih Sultan Mehmet’ten sonra değişik zamanlarda, boğazın korunmasının yetersiz olduğu düşünülerek karşılıklı altı kale daha yaptırılmıştır. 1657-1659 yıllarında Çanakkale Boğazı’nın girişinde; Ege Denizine bakan yerde karşılıklı olarak; Anadolu yakasında Kumkale, Avrupa yakasında Seddülbahir Kalesi, IV.Mehmet’in annesi Valide Sultan tarafından masrafları karşılanmak üzere Frenk Ahmet Paşa’ya inşa ettirilmiştir. XVIII.yüzyılda boğazda kale inşasına devam edilmiştir. Çamburnu, Mecidiye(Köseburnu), Naraburnu, Bigalı Kaleleri bu dönemde inşa edilmiştir. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmeyen Gelibolu Kalesi ise Bizans ve Osmanlı dönemlerinde onarımlardan geçmiş ve eklemeler yapılarak yeniden yapılandırılmıştır.
Haber Merkezi