Epilepsinin erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görüldüğünü vurgulayan Dr. Direybataoğulları, hastalığın genellikle çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde daha fazla görüldüğünü söyledi. ‘’Epilepsi, herhangi bir neden olmadan gelişebileceği gibi, beyin ve beyin zarlarını etkileyen enfeksiyonlar, kaza ve travmalar, kanamalar, damar hastalıkları, beslenme bozuklukları, metabolik hastalıklar ve genetik bazı hastalıklar gibi durumlar nedeniyle de ortaya çıkabilir.’’
Dr. Direybataoğulları, epilepsinin genetik olarak geçebilen türlerinin, akraba evlilikleri ile yayılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca, günümüzde elektronik ortama aşırı maruz kalmanın özellikle çocuklar için risk oluşturduğunu belirtti.
Nöbet sırasında ne yapılmalı?
‘’Nöbetler, genellikle birkaç dakika içerisinde kendiliğinden durmaktadır. Dolayısıyla nöbet geçiren biri görüldüğünde hasta çok sert olmayan düz bir zemine yan yatırılmalı, solunum yolu açık tutulmaya çalışılmalıdır. Ağızda köpürme ve kusma varsa temizlenmeli, panik yapmadan başını sert yerlere çarparak kendine zarar vermesi engellenmelidir. Nöbet 2-3 dakika içerisinde sonlanmadıysa 112 aranarak, hasta en uygun sağlık merkezine ulaştırılmalıdır.’’
‘’Halk arasında yaygın olarak uygulanan kasılmayı engellemek için sıkıca tutmanın, yüzüne su veya kolonya dökmenin, alkol veya soğan koklatmanın hiçbir yararı yoktur. Bir şey yedirmeye ve içirmeye çalışmak ise çok tehlikeli olup akciğerlere kaçmasına ve hastanın ölümüne dahi sebep olabilmektedir. Nöbet sırasında hastanın çene ve ağzını açmaya çalışmak, ağza parmak veya kaşık benzeri bir cisim sokmak ,kesinlikle önerilmez. Hem hasta hem müdahale eden kişi için kötü sonuçlara neden olabilir. Epilepside tedavi ilaç temellidir. İlaç tedavisinde en önemli nokta nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımıdır. ‘’
Açıklamasında tedavilerden bahseden ve tavsiyelerde bulunan Direybataoğulları şunları ekledi:
‘’ Toplumun yanlış önyargıları nedeniyle de bu hastaların yaşam kaliteleri daha da düşmektedir. Oysa biliyoruz ki epilepsi hastalığı tek bir antiepileptikle bile büyük oranda tedavi edilebilir, bu hastalar günlük hayatlarını iyi bir şekilde sürdürebilirler’’
dedi.