← Ana Sayfa
Kültür

BAYRAMİÇ HADIMOĞLU KONAĞI (14.09.2021)

✍️ Haber Merkezi 📅 14 Eylül 2021 12:59 👁️ 43 görüntüleme

Bayramiç Merkezde bulunan Hadımoğlu konağa 300 yılı aşkın zamandır bölgesinin simgesi olma özelliğini koruyor. Süslemeleriyle d...

Çanakkale’ye bağlı Bayramiç İlçesinde bulunan Hadımoğlu Konağı günümüzde Türk Evi Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. 1700’lü yıllarda inşa edilen konak tarihe meydan okuyarak günümüze kadar gelmiştir. Kimin yaptırdığı konusunda net bir bilgi bulunmayan konağın kitabesine göre 1795-96 tarihlerinde yapıldığı düşünülüyor. Kitabesinde ‘Maşallah 1211’ tarihleri yazmasının yanı sıra yapan ya da yaptıran belirtilmemiştir. İsmini ise bu dönemde Bayramiç’te en önemli yönetici, Hadımoğlu sülalesinden Hadımzade Osman Bey’den alıyor. Tarihi öneminin yanı sıra süslemeleriyle dikkat çeken Hadımoğlu Konağı, Osmanlı Dönemi sivil mimari açısından oldukça büyük öneme sahip. Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın, “Topkapı Sarayı ile kıyaslanabilecek çapta zengin tavan süslemeleri ile 17. yüzyıl Âyan binalarının en önemlilerinden biridir” şeklinde ifade ettiği zengin süslemelerin önemi ise oldukça büyük. Hadımoğlu Konağı’nın mimarisi, el ve süsleme sanatları; gelecek kuşaklara korunarak aktarılması gereken 17. Yüzyılın esintilerini günümüze taşıyan önemli eserlerdir.

“17. YÜZYIL ÂYAN BİNALARININ EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİDİR”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Alptekin Yavaş, ‘Bayramiç Hadimoğlu Konağı’ isimli makalesinde Bayramiç Hadimoğlu Konağı’nın tarihlendirilmesiyle ilgili “Çanakkale Bayramiç’deki Hadimoğlu Konağı, Anadolu geleneği ile başkent ekolünü kaynaştırmasının dışında Topkapı Sarayı ile kıyaslanabilecek çapta zengin tavan süslemeleri ile 17. yüzyıl Âyan binalarının en önemlilerinden biridir” sözlerine yer verdi.

Konağın üst katında kuzeydoğu köşesinde yer alan oda için Yavaş, “Güney duvarındaki ahşap dolabın üzerinde barok karakterli çerçeve içinde bir manzara tasviri vardır. Burada denizin ikiye ayırdığı kara parçaları görülür. Bu iki parça, resmin solunda üç kemer gözlü bir köprü ile birbirine bağlanır. İki kara parçasından bize yakın olanında herhangi bir betimleme yer almazken, karşı yakada, resmin sağındaki yoğun bina grubu, kıyıda deniz üzerine inşa edilmiş iki yalı ile bunların gerisindeki iki binadan oluşur. Söz konusu binaların gerisinde ise dağlar, tepeler ve gökyüzü uzanır. Yakın planda ahşap kepenkleri kapalı iki yalı görülür. Denizin ortasında irili ufaklı kayıklar vardır. Söz konusu panoramanın neresi olduğu tam olarak anlaşılamaz. Sol taraftaki köprü Galata Köprüsü’nü hatırlatır. Ancak köprünün inşası 1844 olduğu için bu tarih konak için geç bir tarihtir. Belki de Bayramiç’teki köprü tasvir edilmişti. Köprü tasvirinin ressamın kendi tasavvuru olduğunu söyleyebiliriz. Tasvirde ağırlıklı olarak yeşil ve kiremit kırmızısı kullanılmıştır. Geride uzanan tepeler, perspektif kurallarına uygun resmedilmişken aynı durum sağdaki bina grubunda görülmez” ifadelerine yer verir.

‘MAŞALLAH 1211’

Çanakkale Valiliğine göre, “Bayramiç’teki Hadımoğlu Konağı 17. yüzyıla ait nadir Türk evlerinden biridir. Konağın kitabesinden anlaşıldığına göre 1795-96 tarihlerinde yapılmıştır. Kitabede sadece Maşallah 1211 yazısı vardır. Ne yapan, ne de yaptıran belirtilmiştir. Bu dönemde Bayramiç’te en önemli yönetici, Hadımoğlu sülalesinden Hadımzade Osman Bey’dir. Konağı yaptıranın da Osman Bey olduğu kabul edilmektedir. Konak, 1973 yılında varislerinden satın alınarak Kültür Bakanlığı’na devredilmiş, restore edilerek müze haline getirildikten sonra, 1996 yılında Bayramiç Kaymakamlığı’na tahsis edilmiştir. Ziyarete açık olan müzeye giriş ücretlidir”

KALEM İŞİ SÜSLEMELERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR

“Camii Kebir Mahallesinde iki sokağın kesiştiği köşedeki konağın, kuzeybatıda iki katlı kemerli girişinden avlusuna girilmektedir. İki katlı konak bahçenin güneyindedir. Konağın her iki katı da aynı plandadır. Ortada bir salon ve salonun iki ucunda bulunan odalardan meydana gelmektedir. Üst örtüsü ahşap ve kiremit kaplıdır.” Sözlerinin yer aldığı Çanakkale Valiliği bilgilendirmesinde, “Avluda, bazı arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmektedir. Bayramiç çevresinden toplanan ve günlük yaşamda kullanılan etnografik eserler konağın her yerine serpiştirilmiştir. Avlu taş kaplıdır. Avludan girildiğinde sol taraftan asıl binaya geçilmektedir. Konağın alt kat girişinde, mermerden fıskiyeli bir havuz yer alır. Konağın her odasında, gösterişli tavanlar karşımıza çıkmaktadır. Odalarda nişler içerisinde ahşap kapaklı gömme dolaplar yer alır. İkinci katın odalarında, bir duvarda ahşap dolap, diğerlerinde güzel işçilikli bir şömine ve gömme dolaplar yer almaktadır. Tavanlar, kalem işi ve altın yaldız süslemelerle boyanmıştır” ifadeleri yer alıyor.

BAROK SÜSLEMELERDEN DENİZ MANZARALARINA…

“Batıdaki odanın giriş kapısının da bulunduğu güney cephesinde, ahşap dolaplar üzerinde, deniz kenarında bir şehir manzarası resmedilmiştir. Resimde deniz kıyısındaki evler, önde ağaç sıraları, geri planda tepeler, gökyüzü ve bulutlar, deniz üzerinde ise kayıklar görülmektedir. Odanın batı duvarına, güzel bir mermer şömine yerleştirilmiştir. Bu odanın tavanı, son derece gösterişli bir şekilde süslenmiştir. Altın yaldızlı çıtalarla kafes şeklinde düzenlenmiş tavanın zemini yeşil olup, konağın en gösterişli odasıdır” diye belirtilen açıklamada “Konağın doğu ucundaki odanın doğu cephesine barok karakterli mermer bir şömine yerleştirilmiştir. Güney cephesine yerleştirilen dolabın üst kısmı, diğer odaya göre daha sadedir. Burada da duvarda bir deniz manzarası resmi vardır. Üzerinde kemerli bir köprü olan suyolu, arkasında evler, ağaçlar, tepeler ve bulutlar yer almaktadır. Bu odada kırmızımsı bir renk hâkimdir. Ahşap tavanı en az diğer odanınki kadar süslüdür. Ortada yuvarlak bir göbekten çıkan ışın demetleri bir halka oluşturmaktadır. Gerek mimari yapısı gerekse bezemeleriyle günümüze kadar pek az değişiklikle, tarihsel özelliğini koruyarak ulaşan konak, önemli kültür miraslarımızdan birisidir” bilgileri veriliyor.

Damla YELTEKİN

İlgili Haberler

Sundance Prömiyerli "Davet" Geliyor
12.08.2026
Troya Atı’nın sırrı 2 bin 700 yıllık vazoda ortaya çıktı! İşte bilinen en eski tasviri
11.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali’nde Selin Geçit rüzgârı
11.08.2026
Doğaya Sanat Programı Kazdağları'nda Başladı
11.08.2026
“Gözkırpankız” Neden Silindi? Cemil Onay Yıllar Sonra Açıkladı
10.08.2026
“Kaz Dağları’nın Fısıltısı Kuş Düşleri” Sergisi sanatseverlerle buluşuyor
10.08.2026
6. Bozcaada Kültür, Sanat ve Bağbozumu Festivali’nde Çan Kahot rüzgârı esecek
10.08.2026
Gümüşçay Panayırı yoğun ilgiyle sona erdi
10.08.2026
Troya’da tarihin izleri ortaya çıkıyor; 2 Bin Yıllık Roma Caddesi'nde kazı çalışması!
10.08.2026
Miz Volume XII Grup Sergisi Galeri/Miz'de
10.08.2026
700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
10.08.2026
Fevzipaşa’da Akşam Pazarı Büyük İlgi Gördü
09.08.2026
63. Uluslararası Troya Festivali programları dolu dolu geliyor
09.08.2026
Gümüşçay’a renk katan panayır!
09.08.2026
Bozcaada’da sinema keyfi!
09.08.2026
Gökçeada’da 30 Ağustos coşkusu: Ufuk Beydemir sahne alacak
09.08.2026