ABD’deki laboratuvarında çalışmalarını sürdüren Aziz Sancar, özellikle DNA onarım mekanizmaları üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyor. Son çalışmada, beyin tümörlerinin tedaviye direnç kazanmasına neden olan hücresel süreçlerin hedef alındığı ve kanserli hücrelerin kendini onarma yeteneğinin devre dışı bırakıldığı açıklandı. Bu yöntem sayesinde, kanser hücrelerinin radyoterapi ve kemoterapiye karşı direnç göstermesinin önüne geçilebildiği belirtildi.
Deneysel sonuçlar umut verdi
Bilimsel yayınlara yansıyan bulgulara göre, geliştirilen yaklaşım laboratuvar ortamında yapılan deneylerde beyin kanseri hücrelerini etkili şekilde yok etti. Uzmanlar, elde edilen sonuçların özellikle glioblastoma gibi tedavisi zor ve ölümcül beyin tümörleri açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
“Bu bir ekip başarısı”
Aziz Sancar, konuyla ilgili değerlendirmesinde başarının bireysel değil, uzun yıllara dayanan ekip çalışmasının ürünü olduğunu vurguladı. Sancar, bilimsel mücadelenin temel amacının insanlığa fayda sağlamak olduğunu belirterek, klinik uygulamaya geçiş sürecinin dikkatle ve bilimsel kriterler doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Klinik sürece giden yol
Uzmanlar, söz konusu çalışmanın henüz deneysel aşamada olduğunu, ancak sonuçların klinik deneyler için güçlü bir bilimsel zemin oluşturduğunu belirtiyor. Klinik çalışmaların başarıyla tamamlanması halinde, beyin kanseri tedavisinde yeni ve etkili bir dönemin kapısının aralanabileceği ifade ediliyor. Aziz Sancar’ın bu çalışması, hem Türk bilim dünyasında hem de uluslararası arenada beyin kanseriyle mücadelede tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.