Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de aramızdan ayrılmıştı. Vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, Atatürk’ün son günleri ve ölmeden önceki sözleri merak konusu olmaya devam ediyor.
Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Ali Güler, Atatürk’ün yaşamının son dönemini araştırmaları sonucunda paylaştı. Güler, Atatürk’ün hastalığının 1938 Ocak ayında Yalova’da ortaya çıktığını, kanamalar ve kaşıntılar nedeniyle doktorların sirozdan şüphelendiğini belirtti. Atatürk, hastalığı boyunca programlarını aksatmamış ve Mersin seyahati sırasında askeri birlikleri bile denetlemişti.
Atatürk’ün iddia edildiği gibi civalı ilaçlarla zehirlenmediğini söyleyen Güler, o dönemde kullanılan Saligran adlı idrar söktürücü ilacın civa içerdiğini, ancak tıp dünyasının 1950 yılına kadar civasız bir diüretik tanımadığını aktardı. Ölüm sebebinin siroz olduğuna dikkat çeken Güler, Atatürk’ün ani bir ölüm yaşamadığı için otopsi yapılmadığını belirtti.
Atatürk’ün son komaya girişini Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak ve özel hekimi Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp’in aktardığı bilgilerle gün yüzüne çıktı. Atatürk, 8 Kasım 1938 saat 19.00’da kafasını sağa çevirip, biriyle konuşur gibi “Aleykümesselam” diyerek komaya girdi ve vefat edene kadar 38,5 saat boyunca konuşmadı.
Yrd. Doç. Ali Güler, Atatürk’ün ölüm anını Kur’an-ı Kerim’deki ayetler ışığında yorumlayarak, ruhunu almaya gelen Azrail’e selam verdiğini düşündüğünü ifade etti.