Özellikle İstanbul'un kuzey bölgeleri, Çatalca, Silivri, Çanakkale, Yalova, Sakarya, İznik ve İç Anadolu'nun batı kısımlarındaki arsalar, artan talep nedeniyle fiyatlarını önemli ölçüde artırdı. Bu bölgelerdeki imarlı ve tarla statüsündeki arsaların fiyatları son bir yılda yüzde 200'e varan oranlarda değişim gösterdi.
İstanbul'u tanımlayan "taşı toprağı altın" söyleminin değişmeye başladığı bir dönemde arsa yatırımları, altın yatırımlarını geride bırakarak dikkat çekici bir performans sergiledi. Altın fiyatlarındaki bir yıllık artış yüzde 68 iken, özellikle İstanbul bölgesindeki arsa fiyatlarındaki artışlar yüzde 200'leri aştı.
Gayrimenkul uzmanları, pandemi ve deprem gibi faktörlerin etkisiyle arsalara olan talebin arttığını belirtiyor. Ayrıca, konuta erişimde yaşanan maliyet, finansman ve fiyat artışları da arsa talebini artıran etkenler arasında yer alıyor. Pandemi döneminde izole yaşam isteyenlerin ve konuta erişimde sıkıntı yaşayanların özellikle İstanbul'un yakın bölgelerine yoğun talepte bulunduğu ifade ediliyor.
Gayrimenkul uzmanı Bülent Öztürk, arsa yatırımlarının son üç yıldır ciddi bir yatırım aracı olarak görüldüğünü belirterek, arsa yatırımı yapmış kişilerin genellikle 5 yıl içinde bir kez daha arsa yatırımı yaptıklarını ifade ediyor. Öztürk ayrıca, arsa yatırımında dikkat edilmesi gereken önemli faktörleri sıralayarak teknik bir konu olan arsa yatırımlarının, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nden parsel sorgulaması yapılması, altyapının incelenmesi gibi teknik detayları içerdiğini belirtiyor.
Arsa yatırımlarındaki bu artışın beraberinde suistimalleri getirdiğini ifade eden Öztürk, yatırımcıların dikkatli ve bilinçli bir şekilde arsa seçimlerini yapmaları gerektiğini vurguluyor. Bu bağlamda, arazi alımında imar durumu, altyapı olanakları ve kullanım amacı gibi kritik unsurların detaylıca incelenmesi önem taşıyor.