Çelik yaptığı açıklamada; “Kepez’de yıllardır süregelen ve giderek ağırlaşan su krizi, net bir biçimde organizasyon ve işbirliği eksikliğinin sonucudur,” dedi. Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan’ın farklı platformlarda dile getirdiği “Atikhisar Barajı’ndan su temini için başvurduk, DSİ’den dönüş alamadık” şeklindeki ifadeler ile tek başına eksik bir açıklama olduğunu aktaran Çelik, bu sorunun temelinde, aynı siyasi görüşe sahip iki belediyenin birlikte hareket edememesi yatmaktadır,” diyerek işbirliğinin doğru şekilde yapılmadığını ifade etti.
“Çanakkale Belediyesi’nde doğru işbirliği yok”
Çelik, “Çanakkale ve Kepez Belediyeleri birlikte protokol yapmak suretiyle, Çanakkale Belediyesi’nin arıtma tesisinden Kepez’e su aktarımı düzenini kurabilir; Atikhisar Barajı’ndan arıtılan su Kepez halkının kullanımına rahatlıkla sunulabilirdi. Çanakkale Belediyesi’nin bu konuda gerekli inisiyatifi almaması, Kepez halkını yıllardır kuyulardan çekilen, kireçli ve sağlıksız suya mahkum etmiştir,” açıklamasıyla iki belediyenin doğru inisiyatifi kullanamadıklarını aktardı.
Çelik yaptığı sert eleştiri ile “eğer bu iki CHP’li belediye, yıllardır birlikte ilgili kurumları ziyaret etse, valilik kapısını birlikte çalsa, DSİ’yi birlikte sıkıştırsa, Kepez’in su derdi tarih olurdu. Ama nafile! CHP’nin “birlikte” kelimesi, sadece seçim afişlerinde var; gerçek hayatta ise ego savaşları ve uyuşukluk hüküm sürüyor,” ifadelerini kullandı.
“Çözüm için hukuki engel yok, yetkiler verildi”
Nisan ayında düzenlenen Zirve'17 Çanakkale Su Zirvesi’nde Çanakkale Valisi Doç. Dr.Ömer Toraman ve DSİ Bölge Müdürlüğü yetkililerinin onayı ile Kepez’in Atikhisar Barajı’ndan su temin etmesinin önünde hukuki ve idari engel kalmadığını aktaran Çelik, “Bu olumlu irade; iki belediyenin kararlı işbirliğiyle sorunun çözülmesini mümkün kılmıştır,” dedi.
İki CHP’li belediyenin Meclis süreçlerin de tamamlanan Kepez ve Çanakkale belediye meclisleri, protokolün imzalanması ve sürecin yürütülmesi için başkanlara yetki verdiğini hatırlatarak hukuki bir engeli olmadığını hatırlattı.
“Halkın Malını Satarak Günü Kurtarma Çabası”
Çelik verdiği açıklamada; Kepez Belediyesi’nden yeni bir açıklama geldiğini ve Atıksu arıtma tesisinden Kepez’e su dağıtımı için 9 kilometrelik bir hat çekilmesi gerektiği ve bu yatırımın 100 milyon liranın üzerinde bir maliyeti olduğu söylendiğini belirtti. Kasanın boş olduğu gerekçesiyle, Kepez’deki iki büyük arsanın satışa çıkarılacağı ve bu satıştan elde edilecek gelirle projenin finanse edileceği belirtiliyor diyerek bu durumun, tam bir basiretsizlik olduğunu aktardı. İfadesinde; “Yıllardır süregelen bir sorunun çözümünü bugüne kadar erteleyen ve bu konuda hiçbir hazırlık yapmayan bir yönetim anlayışı, şimdi halkın malı olan arazileri satarak günü kurtarmaya çalışıyor.” Açıklamasında bulundu.
Alt yapı yetersizliklerini işaret ederek; “Kepez’deki su sorununun bir diğer temel boyutu da altyapı yetersizliğidir. Cumhuriyet ve Boğazkent mahallelerinde kullanılan içme suyu altyapısının büyük bölümü 1990’lardan kalmadır ve kayıp-kaçak oranları %50’lere varmaktadır. Kuraklıkla mücadele ettiğimiz bu dönemde kaynakların etkin ve sürdürülebilir yönetimi hayati önemdedir; şebekelerdeki yüksek kayıplar derhal giderilmelidir. Bunun için kapsamlı bir altyapı yenilemesi ve kaçaklarla mücadele programı acilen hayata geçirilmelidir,” dedi.
Kepez temiz su bekliyor
Kepez halkı yıllardır temiz su beklediğini belirten Çelik, vatandaşın bu beklentiyi karşılamak için günlük siyasi politik konularda sürekli mesaj vermek siyasi meydan okumalarını bir yana bırakmaları gerektiğini ve sorumluluk almaları gerektiğini hatırlattı.